Acemler düğümünü çözmek için atılması gereken iki adım

Acemler düğümünü çözmek için atılması gereken iki adım  Eskiyi çabuk unutanlar Acemler Köprülü Kavşağı`nın bir işe yaramadığını düşünüyor ama, bugünkü sorun Acemler`de değil, sonrasında. Çözmek için de iki adım gerekli. Üstelik ikisinin de projeleri hazır…

Kim ne derse desin… Acemler Köprülü Kavşağı, kent içi ulaşımına çok önemli çözüm getirdi.

İnsan çabuk unutuyor…

Düne kadar araçlar daha Merinos Kavşağı’nda kalıyor ve kontak kapatıp uzun süre bekleniyordu.

Acemler’deki trafik düğümünü Hikmet Şahin çözdü.

Bu noktada…

“Acemler çare olmadı, orada trafik akşam ve sabah yine tıkanıyor” denilebilir.

Doğrudur…

Trafiğin yoğun saatlerinde Acemler bölgesi yine tıkanıyor. Ama bu kez tıkanma noktası farklı.

Daha doğrusu…

Tıkanan Acemler değil, yolun sonraki bölümü.

Nedeni de şu:

Yakın Çevre Yolu’ndan gelip Acemler’den ana yola birleşen araçlar buradaki akışı etkiliyor. Sonrasında ise, ileride Orhaneli Kavşağı’ndan dönüş yapacak araçlar ana yol üzerinde yoğunluk oluşturuyor.

Onlar da geriye doğru Sırameşeler’e kadar uzanan tıkanmaya yol açıyor.

Hikmet Şahin döneminin son aylarında hazırlanan projeye göre, Acemler’den sonraki bölümde yol dört şeride çıkarılacaktı.

İşte o projeyi bugün acilen uygulamak gerekiyor.

Yine…

Bölgedeki sıkışıklığı azaltacak bir çözüm daha var. Erdem Saker döneminde, Yakın Çevre Yolu’nun BUSKİ altından kuzeye ilerlemesi ve Yunuseli-Hamitler-1050 Konutlar güzergahından Filament Köprülü Kavşağı ile Ata Bulvarı’na bağlanması, oradan da İzmir Yolu’na çıkması düşünülmüştü.

Bu da acilen tamamlanmalı.

Yakın Çevre Yolu’ndan gelip Ataevler, Fethiye ve Beşevler’e gidecek, ya da İzmir Yolu’na çıkacak araçlar Acemler’e girmeyecekleri için yoğunluk azalacak.

Tepederbent için fotosel önerisi

Geçtiğimiz pazar havanın güzelliğinden yararlanıp, Mudanya’ya özel araçlarıyla gitmek isteyenler daha Köy Restoran önünde kaldılar.

Çünkü…

Yoğun trafiği, tam tepedeki trafik sinyalizasyonu kesiyordu. Kırmızı ışıkta bekleyen araçların kuyruğu da aşağıya kadar uzadı.

Sinyalizasyon geçen yaz sonu takıldığında da bu sütunlarda gündeme getirmiştik. Fakat çevredeki yerleşim yerlerine güvenli dönüşler için Karayolları bunu gerekli gördü.

Haklılar, o noktada trafik yoğun ve dönüşler riskli.

Ama…

Sinyalizasyon uygulaması her yöne eşit durdurma ve her yöne eşit geçiş yerine fotoselli uygulama olabilir.

Böylece, araç yokken yeşil yanmaz, yoğun olan yerlerde ise kırmızı lamba yolu şişirmez.

Önümüz yaz. Mudanya Yolu daha da yoğunlaşacağına göre, Tepederbent’e şimdiden çare bulunmalı.

Yerel seçim bitti ama, kazananı ve kaybedenleriyle Bursa’da siyaset aynı tempoda sürüyor

Geçmişe dönüp; baktığımızda karşımıza şöyle bir tablo çıkıyor: Seçim sonraları siyasi partiler rehavet yaşarlar ki bu da son derece doğaldır.

Eskiden…

Kazananın yöneticileri da, kaybedenin yöneticileri de seçimden sonra kısa süreliğine olsa bile pek ortaya çıkmazlardı. Kimi tatile gider, kimi aksayan işlerini yoluna koyabilmek için göz önünden çekilirdi.

Bu kez…

Siyaset adına daha farklı bir tablo karşımıza çıktı:

Seçime iddialı giren partilerin hepsi, seçimden sonra kaldıkları yerden çalışmalarına devcam ettiler.

Yani…

Yöneticiler ortadan kaybolmadı, partilerde boşluk olmadı.

Aksine…

Yarışan üç partinin de il başkanlıkları her gün dolup boşalmaya devam etti.

Öyle ki…

Yöneticiler sanki seçime hazırlanıyormuş gibi her gün partiye gitmeyi ve toplantılar yapmayı, yeni projeler geliştirmeyi sürdürdüler, kimi partiler ise daha geniş toplantılarda teşkilatlarıyla buluşup seçim değerlendirmesi yaptılar.

Bununla birlikte…

Partililer de ilk kez seçim sonrası parti merkezlerine gitmeyi sürdürdüler. Onlar da sanki seçim olacakmış gibi parti havasını solumaya, gelişmeleri izlemeye devam ettiler.

Oysa…

Kazanan partinin dışında hiçbir partinin il merkezinde seçim sonrası hareket yaşanmazdı.

Kazananın kapısını ise, daha çok iş beklentisi içinde olanlar aşındırırdı.

Gerçi…

Yarışan üç partiden ikisinde kongre hazırlığı, birinde ise kongre ihtimali var ama, gerçekten bu kez durum farklı. Kazanan partinin de, kaybeden partinin de il başkanlıkları her gün dolup boşalmayşa devam ediyor.

Kısacası…

Yerel seçim bitti ama, Bursa’da siyaset istim üstünde.

BBP’de kapı kontrolu var!

Siyasette bazen beklenmedik sürprizler beklenmedik hamleler ve sonuçlar verebiliyor.

Nitekim…

Muhsin Yazıcıoğlu’nun ani vefatından sonra Büyük Birlik Partisi ile ilgili farklı projeler geliştiridi. Parti içinde yeni bir genel başkan aranırken, “yeni siyasi oluşum yerine BBP’de birleşme” önerenler oldu.

Bu kapsamda…

Hasan Celal Güzel’in BBP Genel Başkanı olması isteğini açık yüreklilikle savunanlar var.

Dün…

BBP’nin Bursa’da sesini duyuran İl Başkanı Tahir Kahveci ile 24 Mayıs’taki kongre sürecini konuştuk.

Öncelikle şunu söyledi:

“Merhum genel başkanımızdan sonra partimiz içinde 4 isim üzerinde duruluyor. Ama içlerinde Sayın Hasan Çağlayan biraz daha ağırlık taşıyor.”

Şunun altını çizdi:

“Bizde istişare mekanizması daima çalışır. Onun için aramızda konuşuyoruz. Görüşüyoruz, istişare ediyoruz.”

Şu noktada ise, temkinli olmakla birlikte nazik bir dille anlamlı uyarı yaptı:

“Bu dönemde partimize gelenler olabilir. Ama sürecin daha saygılı işleyeceğini düşünüyorum. Yani, partimize katılıp sonrasına yönelik birtakım hesaplar yapanların kurumsal yapıya daha saygı göstermelerini bekliyorum.”

Değerlendirmesi çok çarpıcıydı:

“Büyük Birlik Partisi’nin teşkilat sayısı az olabilir ama, özgül ağırlığı çoktur. Bunun da dikkate alınması gerekir.”

Anladığımız şu:

BBP’de kapı herkese açık. Ama kapıda kontrol var.

50 yıl önce Bursa ve Heykelönü

Fotoğrafların arkasında tarih yok. Ama, 1950 ya da 1951’de çekilmiş olduğu düşünülüyor.

Yer…

Heykelönü olarak adlandırdığımız, Atatürk Anıtı’nın önü. Biri yaz, diğeri sonbahar ya da kış başı çekilmiş.

Anne, oğlunun elinden tutmuş yürüyor. Yüzünde ise mutluluk gülümsemesi var.

Eskiden…

Heykel’in önünde, elinde fotoğraf makinasıyla bekleyen ve hatıra fotoğrafı çektirmek isteyenlere hizmet veren, adlarına da “şip-şakçı” denilen fotoğrafçılar vardı.

İki fotoğrafı da aynı yerde, o fotoğrafçılar çekmişler.

Belli ki…

Anne, çocuğuyla hatıra fotoğrafı çektirmiş.

1950 ya da 1951 yılında, annenin modern giyimi dikkat çekici. Çocuğunu da aynı özenle giydirmiş.

Kim mi bu anne ile çocuğu?

Çocuğu bugün Türkiye tanıyor: Milliyetçi Hareket Partisi Bursa Milletvekili ve Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Hamit Homriş.

Elinden tutan ise annesi Cavidan Homriş.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Olay Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. 24-04-2009

About The Author

aey

Other posts by

Author his web sitehttp://www.ahmeteminyilmaz.com

24

04 2009

Your Comment