Okullar yenileniyor, sınav sistemleri değişiyor, ama eğitimi şekilcilikten sistemin mantığı kurtaracak: Önce iyi insan yetiştirmek gerek

Hiç kuşku yok ki… İnsan en değerli yatırım aracı. İnsana yatırım denince de akla yalnızca eğitim geliyor.
Ne var ki…
5 yıl sonra 100. yılını kutlayacağımız cumhuriyette eğitim sorununu bir türlü çözemedik. Daha doğrusu, başlangıçta atılan adımları geliştirip ileri götüreceğimize sürekli bir oyun alanına çevirerek eğitim sistemimizi yap-boz tahtası haline getirdik, beklentilerimizi de bir türlü gerçekleştiremedik.
Öyle ki…
Bırakın siyasi otorite olan iktidar değişikliklerinde tüm eğitim sisteminin değişmesini, aynı siyasi parti ya da görüşteki bakan değişimlerinde bile bürokrasi kadrolarıyla birlikte sistemlerin de tümüyle değiştiğine tanık oluyoruz.
İşin ilginç yanı da şu:
Sürekli sistem değişiklikleri yaparak yenilediğimizi sandığımız eğitim giderek geriye gidiyor. Okul binalarının yenilenmesine büyük özen gösteriyoruz, modern dersliklerde eğitim için seferberlikler düzenliyoruz, ama eğitim alanında ileriye götürecek adımları bir türlü atamıyoruz.
Öyle olunca da…
Eğitim alanında yapılan ya da yapılmaya çalışılan her şey, tüm iyi niyetli yaklaşımlara karşın şekilcilikten öteye geçemiyor.
Nitekim…
Son sınavın sonuçları üzerine yapılan tartışmaları izlerken dehşete düşürecek bilgiler ortaya çıkıyor. Öğrencilerin kendi hedeflerine ulaşmalarında belirleyici alanlardaki soruların büyük bölümüne cevap verememeleri bunu gösteriyor.
Yani eğitim gerçeklerine baktığımızda tablo hiç iç açıcı değil. Çocuklarımıza matematik öğretemiyoruz, fen bilgisi eğitimi veremiyoruz, felsefe anlatamıyoruz, yabancı dil mantığını zaten ailelerin ilgisine ve ekonomik düzeylerine bağlı özel alanlara bırakıyoruz.
Eğitimin özünü ıskalayıp şekilcilikle çok fazla uğraştığımız için de sınav kargaşası yaşıyoruz. Bir eğitim yılının sonunda sınav yapılırken, gelecek yıl hangi adla ve nasıl bir yöntemle sınav yapılacağını artık kimse bilmiyor.
Yeni Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un gelecek yıl da aynı sistemle sınav yapılacağını, ancak bir sonraki yıl yeni bir sistem geliştirileceğini açıklamasını bile bir yıl öncesinden belirsizliğin giderilmesi kabul edip sevindik.
Zaten…
Bu konularla ve sistemsizliğin getirdiği garip sistemler ısrarımızla işin özüne inip ders müfredatlarına gereken özeni gösteremiyoruz.
Oysa…
Önce eğitimi dünyanın gelişen koşullarına ve modern anlayışa göre sağlam temele oturtmamız gerekiyor. Sınavın nasıl yapılacağı tartışmaları sonraki iş olmalı.
Unutmayalım ki…
Her şeyden önce, bilgiyle donanımlı iyi insan yetiştirmemiz gerekiyor. Çünkü günümüzde dünyanın bilgili ve iyi insanlara ihtiyacı var.
Bize göre…
Öğrencinin soruları cevapsız bıraktığı, ya da yanlış cevapların doğrulardan fazla olduğu bir eğitim ortamında, yalnızca ölçme odaklı sınav yöntemine yoğunlaşmanın çok da fazla önemi yok.

About The Author

aey

Other posts by

Author his web sitehttp://www.ahmeteminyilmaz.com

26

08 2018

Comments are closed.



%d blogcu bunu beğendi: